Çalışma çağındaki nüfus olarak kabul edilen 12 ve daha yukarı yaştaki nüfus Bitlis ilinde toplam nüfustan daha hızlı artmaktadır. Buna karşılık işgücündeki nüfusun artış hızı, hem toplam nüfustan hem de 12 ve daha yukarı yaştaki nüfustan daha düşüktür. 1980-2000 döneminde 12 ve daha yukarı yaştaki nüfusun yıllık artış hızı %28 iken, işgücündeki nüfusun yıllık artış hızı %14 olarak gerçekleşmiştir.
■ İşgücü Bitlis ilinde işgücüne katılma oranı 1980-2000 döneminde azalma, eğilimi göstermiştir. Erkek nüfusun işgücüne katılma oram, kadın nüfusun işgücüne katılma oranından daha yüksektir. 1980 yılında erkeklerin işgücüne katılma oranı %84.7 iken, 2000 yılında bu oran %65.7'ye düşmüştür. Buna karşılık aym dönemde kadınlarda işgücüne katılma oram %58.9'dan %43'e düşmüştür.
■ İstihdam Bitlis ilinde istihdam edilenlerin sayısında, 1980-2000 döneminin il yarısında artma son yarısında ise azalma görülmektedir. Bu dönemde istihdam edilen nüfusun yıllık artış hızı %9.7'dir.
1980-2000 döneminde istihdamın sektörsel yapısında önemli değişimler olmuştur. Bu dönemde tarım sektöründe istihdam edilenlerin toplam istihdam içindeki oranı sürekli azalmaktadır. 1980-2000 döneminde hizmet sektöründe istihdam edilenlerin toplam istihdam içindeki oranı sürekli artarken sanayi ve inşaat sektörlerinde istihdam edilenlerin oranında artış ve azalışlar görülmektedir. 1980 yılında tarımsal iş yapanların oranı %80.3 iken, 2000 yılındaki bu oran %69.9'a düşmüştür. Buna karşılık en yüksek artış hızının görüldüğü hizmet işlerinde çalışanların oranı 1980 yılında 2.8 iken 2000 yılında %7'ye yükselmiştir.
Bitlis ilinde 1980-2000 döneminde ücretli veya işveren olarak çalışanların oranında artış görülmektedir. Bu durum her iki cinsiyette de görülmesine karşın ücretli olarak çalışan kadınların oranındaki artış erkeklere göre daha fazladır. Ücretsiz aile işçisi olarak veya kendi hesabına çalışanların oranında sürekli bir azalma görülmektedir.
■ işgücüne Dahil Olmayan Nüfus Bitlis ilinde işgücüne dahil olmayan nüfusun, çalışabilir yaştaki nüfus içindeki oranı sürekli artmaktadır. 1980-2000 döneminde işgücüne dahil olmayan nüfusun yıllık artış hızı %52'dir.
■ İşsizlik Bitlis ilinde işsizlik oram %12.6'dır. Bu oran, işgücündeki her 100 kişiden yaklaşık 13'ünün işsiz olduğunu göstermektedir.
1.4.2. İŞGÜCÜNÜN SEKTÖREL DAĞILIMI Bitlis ilinde temel ekonomik sektör, tarım ve hayvancılıktır. 2000 itibariyle ekonomik olarak faal nüfusun %70'i bu sektörde istihdam edilmektedir. 1990 yılında %80 olan, tarımın istihdamdaki payı düşmüştür. Buna karşılık, hizmetler inşaat ve ticaret sektörlerindeki istihdam oranları artış göstermiştir. Son on yılda kırsal göç tarım, hayvancılık ve ticaret alanında gerilemeye neden olmuştur.
Bitlis ili doğal kaynaklarının yetersizliği yanında altyapı yatırımlarının yetersizliği gibi nedenlerle geri kalmış bir ekonomik yapıya sahiptir. Bitlis ili 1968'de kalkınmada öncelikli yöreler kapsamına alınmış ancak, teşviklerin ekonomik gelişmeye etkisi az olmuştur.
Bitlis’e hakim konumdaki Bitlis Kalesi’nin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı kesinlik kazanamamıştır. Büyük İskender’in Anadolu seferi sırasında M.Ö.334’de komutanlarınca yapıldığı rivayet edilmektedir. Bununla beraber J.Shiel, bir yazıta göre M.S.322’de yapıldığını söylemektedir. J.Shiel’in bulduğu bu yazıtın onarım yazıtı olduğu kalenin daha eski döneme ait olması çok daha olasıdır.
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde bu kaleden söz etmiş; çevresinin 3 km.ye yakın olduğunu, duvarlarının 586 m. yükseklikte, kalınlığının da 7 m.yi bulduğunu ileri sürmüştür. Kale Bitlis suyunun kollarından iki derenin birleştiği yerde yalçın kayalıklar üzerindedir. Ermeni ve Bizans kaynaklarında bu kalenin ismi geçmektedir.
Dikdörtgen planlı kalenin doğu yönünde oldukça yüksek bir burcu bulunmaktadır. Bu burçta idama mahkum edilenler aşağıya atıldıklarından ötürü Kanlı Kule ismi buraya yakıştırılmıştır. Bu kulenin bir benzeri de batıda kale kumandanının sarayının olduğu yerdedir.
Çepeçevre duvarlarla çevrili kalede 670 mazgal olduğu kaynaklardan öğrenilmektedir. Sur duvarları, 20-30 m. yüksekliğinde, 4-6 m kalınlığında olup dirsekler oluşturarak daha korunaklı bir duruma getirilmiştir. Kalenin güneyinde, aşağıdaki kente yönelik üç katlı demir bir kapısı bulunmaktadır.
Kale içerisinde üç yüzden fazla ev ve bir saray bulunmaktadır. Ayrıca erzak, cephane depoları ile mağaralar da kale içerisindedir. Kaleden kente inen yol üzerinde mescit ve medrese yapılmıştır. Bunların yalnızca kalıntıları günümüze gelebilmiştir.
Tarihçiler Bitlis tarihini değişik zamanlardan başlatmaktadırlar. 5000 yıllık, 7000 yıllık tarih gibi. Gerçekte Bitlis tarihi Neolotik Çağ dediğimiz Yenitaş dönemine kadar uzanmaktadır. Neolitik Çağ, Yenitaş veya Cilalı Taş Devri denilen bu dönem, Ortataş Devri ile Tunç Devri arasındaki arkeolojik dönemdir. Bu dönem M.Ö. 3000 yıllarıyla 9000 yılları arasını kapsamaktadır.
Bitlis ve yöresinin yazılı tarih öncesi oldukça karanlıktır. En önemli nedenleri yüzeydeki buluntuların az olması ve bugüne kadar gerçekçi bir arkeolojik çalışma yapılmamasıdır.
Bitlis ili sınırları içerisinde bulunan Süphan ve Nemrut dağlarındaki obsidyen (doğal cam yatakları), doğrudan olmasa bile dolaylı olarak bu yöre tarihinin Neolitik dönemine kadar çıktığını göstermektedir. Obsidyen yataklarından elde edilen doğal camın yontucu, kesici, kazıyıcı olarak çevredeki yerleşim yerlerinde kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Yine yapılan çalışmalar sonucunda o döneme ait ticaret yolu Van Gölünün doğusundan güneye (bugün ki Van ili sınırları içerisinde bulunan Kalkolitik – Maden Dönemi – yerleşme alanı olan Tilkitepe), batıda ise Diyarbakır il sınırlarına (Ergani yakınındaki çanak-çömleksiz bir Neolitik yerleşme yeri olan Çayönü) dek uzanmaktadır.1 Bitlis ilinin Van ve Diyarbakır arasında yerleşmiş olması, Van’dan Diyarbakır’a yapılacak ticaretin o dönemlerde ancak Bitlis üzerinden yapılacağı dikkate alındığında, Bitlis’in Neolitik dönemden beri yerleşme yeri olduğu bir gerçektir.
Neolitik Çağ, M.Ö. 3000 yıllarında sona ermiştir. Bu tarihi baz aldığımızda Bitlis’in 5000 yıllık bir tarihe ve geçmişe sahip olduğunu görmekteyiz. Büyük bir ihtimalle Bitlis’in tarihi bundan daha da eskidir. Güneybatı Asya ülkelerindeki Neolitik Çağ M.Ö. 9000-5000, Avrupa ülkelerindeki Neolitik Çağ M.Ö. 6500, Tuna kıyılarında M.Ö. 5500 olduğuna göre Bitlis’in tarihinin 5000 yıldan fazla olması, 5000 - 7000 yıllık olması çok kuvvetle muhtemeldir
"Koşohtan topliyem, çümçeden (kepçe) dağıtesen" ( Kaşıkla toplayıp kepçe ile dağıtmak) "Kergedan gezenin dimdiği (burnu) pohte olu." (Kılavuzu karga olanın burnu pislikten çıkmaz.) "İki koç başi bi kazande kaynemez" (İki önderin bulunduğu yerde dirlik olmaz) "Kes parmağı çık dışarı, em (ilaç) buyuran çok olur" (Sıkıntısı olana akıl veren çok olur.) "Sürü tersine dönünce uyuz keçi başa geçer" "Çocuk kundakta gelin duvakta bellidir." "Yazın artığı kışın katığı." "Çıra dibine ışık vermez" "Düşen öküze bıçak çeken çok olur" "Can sağlığı cihan varlığı" "Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır." "Kaçan balık büyük olur" "Akıllı düşene kadar , delinin çocuğu çarşıya gider."